Öğretmen ve Eğitim Dergisi     

 
Abonelik
Anketler
Editörden
Film Kulübü
Güncel Yazılar
Haberler
İktibas
İletişim
İyi Örnekler
Karikatür
Profesyonel Gelişme
Röportajlar
Tüm Sayılar
Ünlemler
Web Siteleri
Yazar Öğretmenler
Yazarlar
Yazı Gönder
Yorum Yaz
- EDİTÖRDEN

11. Sayı- Editörden

Öğretmenin de Yenisi (mi) Makbuldür? Öğretmenler Günü’nde bir emektar öğretmenle tanıştım. Devlet okullarında 25 yıl görev yaptıktan sonra
   
- Sosyal Ağlarda Bize Katılın
Öncü Eğitimciler Facebook SayfasıÖncü Eğitimciler Twitter SayfasıGoogle Grupları
 Prof. Dr. Aytaç AÇIKALIN-Mesleki Gelişim Ortamı Olarak "ÖĞRETMENLER ODASI"
(Bu yazı 3183 kez görüntülendi.)
 

 

            Öğrenim mekânı/çevresi olarak tasarlanan bir okulun mimari projesinde müdür odası ve öğretmenler odası, “olmazsa olmaz”larıdır. Ancak en sınırlı durumlarda, örnekse bir veya iki derslikli bir köy ilkokulu yapılırken bu iki öncelikten birinden vazgeçileceği zaman öğretmen odası müdür odası ile birleştirilir fakat adı, “müdür odası” olur. Bin dokuz yüz doksan sekiz (1998) yılındaki Marmara Depreminde yıkılan okulun bahçesinde iki çadır kurulmuştu ve üzerlerinde iki levha: Müdür, Müdür Yardımcısı. Öğretmenler için bir çadır yoktu.

Öğretmenler odası okulların “çalışanlarının” yaşamlarında mesleki varoluşun farklı bir boyutunu tamamlar. Meslek yaşamlarını yıllarla tanımlayan öğretmenlerin, çalışma hayatlarında önemli bir dilimini öğretmenler odasında geçirdiğini söylemek yanlış değildir. Mesleğe ilk kez başlayanlar sınıfına derse gitmeden önce, orada, perde açılıp ilk kez seyirci önüne çıkacak sahne sanatçısının heyecanını yaşarlar. O gün öğretmenler odasının kapısından bir masal şehrinin büyülü kapısından girer gibi girmişizdir; çok defa okulun kıdemli bir öğretmeninin, daha geliştirici olanı bir müdür yardımcısının refakatinde ve hem içeridekilere takdim edilmişiz hem de oda bize tanıtılmıştır. Burası mesleğe yeni girenlerin veya okula yeni gelenlerin bir tür “çekingenlik/yabancılık/acemilik/ çektikleri tereddütlerin ve kaygıların yaşandığı saadet kapısıdır. Öğretmenler odasının kapısı, meslekte okul veya eğitim yöneticiliğine yükselen merdiven öncesindeki sahanlıktır. Çünkü bizim örgütsel ve eğitsel geleneğimiz, yönetici yetiştirme felsefemizde, öğretmen olmadan yönetici olunmaz.

            Öğretmenler odası, müdavimleri, boyutları ve donanımı, düzenlemesi ile “okulda etkili iletişimin” başlangıç noktası kabul edilebilir. En uzak kaynaklardan çok değişik, yoğun araçlar ve kanallarla sağlanan “bilintiler” (enformasyonlar) bu odada sesli (fısıltı, sohbet, yüksek sesle yapılan duyurular v.b) iki boyutlu (yazılı, grafik tarzı) materyallerle veya üç boyutlu nesnelerle paylaşılır, takas edilir ve çok defa kişilik özellikleri, kültür süzgeçlerinden geçirilerek geçerlik güvenirlikleri sınanır. Sonrasında, bilintilere farklı yorum ve anlamlar, içerikler eklenerek işlenir ve geldiklerinden daha uzak çevrelere taşınırlar.

            Öğretmenler odasında her öğretmenin bir mülkiyet pay vardır: Dolabı. Aslında bir okulun öğretmenler odasını ziyaret etmek kurumu değerlendirmek açısından önemli ipuçları verir. Dolapların üzerindeki isimler, hep aynı boy, aynı renk kâğıtlara, bilgisayarda yazılmış, hepsi dolap kapaklarının aynı yerine yapıştırılmış. Ne düşünürsünüz? Düzen/nizam-intizam arayışının yoğun olduğu bir okulda mıyız? Olabilir. Dolap kapaklarının birçoğu açık, hatta sarkık olabilir. Anahtarlarını bir önce kullanan meslektaşımız almış götürmüş veya vermemiştir; ya da kaybolmuştur. Dolapların içi öğretmenin mahremiyetidir. Bir çay içme bardağı, genellikle porselen kulplu ve mesleki kitaplar ile öğrenim araç gereçlerini göz ucu ile fark edersiniz. Bardağı (kupanın) şekli, rengi, deseni, dolabın yerleştirilişi, örneğin dolap kapağının içinde yapıştırılmış olan bir şeyler öğretmenin “estetik” kaygıları hakkında sizi düşündürüyor mu? Odaya girdiğinizde sizi karşılayan, hoş geldiniz diyen dolabının başındaki öğretmenin müsaadesi ile içeriye bir bakın bakalım, meslek/ders kitaplarının dışında başka kitaplar var mı; özellikle bir şiir kitabı?  

            Öğretmenler odasında duyuruların asıldığı bir alan çoğu kez vardır. Burası, zaman zaman evlenme, nişan, sünnet gibi sosyal, taksitli satış duyuruları ve sendikal duyuruların da yer aldığı fakat aslında yönetsel bir iletişim alanıdır. Bazen burada düğün davetiyeleri görülür, panonun bir yerlerinde adı geçenlerin çocuklarının doğduğu hediye alınacağı, “katılmak isteyenlerin” duyurusu da ilişmiş kalmıştır. Bu iki boyutlu duyuru alanlarının güncelliği ve estetik kaygısı, okul yönetiminin öğretmenlere sunumdaki özenini, öğretmenlerin geliştirilmesi için taşınan kaygıların görüntüleri olarak algılanabilir.

            Bir okulda tek bir öğretmen odası mı olmalıdır? Öğretmenler odaları okulun neresine yerleştirilmelidir? Bu sorulara daha doğru cevaplar verebilmek için mimarlar, projelerini hazırlarken okul yöneticileriyle, eğitimcilerle istişare edebilmelidirler. Türkiye’de okul mimarlığı yeni yeni bir alan olarak kendini kabul ettirmektedir. Öğretmen odalarının büyüklüğü nasıl hesaplanmalıdır? Buralardaki uzun büyük masaların ne kadar işlevsel olduğunu öğretmenlere sormak gerekir. Farklı büyüklükte çalışmaya elverişli masalar daha rahat çalışmak için uygun olabilir mi? Ancak öğretmenler odası aynı anda iki ayrı boyutta hizmet vermelidir: Çalışmak ve dinlenmek.

Okul yöneticileri okul içi girişimlerinde önceliği yöneticilerin odasından evvel öğretmen odalarının seçimi, hazırlanması, donatılmasına vermeli ve bu konuda hem duyarlı hem özverili olmalıdırlar. Öğretmen odaları donatım bakımından zengin (konforlu) olmalıdır. Sadece saat ve takvim değil, halı, radyo, televizyon, çay/kahve makineleri, lavabo, internet ulaşımı, ağır/estetik pencere perdeleri ve zengin bir kütüphane. Bu mekân temizlik yönünden öğretmenleri sınıflarında temizlik konusunda titiz davranmayı anımsatacak düzeyde olmalıdır. Duvarların uygun yerlerine Ülkemizin, çevrenin kültüründen sanat değeri olan eserler/nesneler yanında, soyut, şiirsel görsel öğeler, mizahi çalışmalar yerleştirilebilir. Bütün bu çalışmalarda okul öğretmenlerinin görüş ve katkılarıyla birlikte yöneticilerinin, iç süsleme alanında deneyimli profesyonellerden yardım/destek alması okulun çevreye açılmasını ve estetik gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Binaları uygun okullarda genellikle okul yöneticilerinin (müdür/müdür yardımcısı) odaları ayrı, müstakil ve kapılıdır. Benzer yerleşim biçimini Türkiye’de devlet dairelerinde, kamu kuruluşlarında yoğun olarak görmek mümkündür. Yanılmıyorsam 1980’li yıllarda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yeni binası tamamlanmış; hemen hemen tüm birimlerin Ulus’daki tarihi binadan buraya taşınmaları başlamak üzereydi. Bankanın ilk binası yapıldığı dönemin yönetim ve mimari anlayışına göre projelendirilmişti; müşterilerle doğrudan teması olanlar dışında tüm amirler ve memurlar, çoğunlukla tek başlarına veya iki üç kişi birlikte müstakil odalarda çalışmaktaydı. Yeni bina ise, yeni yönetim ve işletme /çalışma anlayışına göre çalışanların (yöneticilerde çalışanlardır) camlı bölmelerle ayrılan geniş alanlarda, amir ve memurların birlikte yerleştirilmesini esas almaktaydı. Bu uygulama Bankanın özellikle ilk ve orta kademe yöneticilerinin uygulamaya karşı çok sert direnişine neden olmuştu. Benim de içinde olduğum bir grup öğretim üyesi, Bankanın üst kademe yöneticilerine “Çatışmanın/Sürtüşmenin Yönetimi” ilk ve orta kademe yöneticilerine “Ast Üst Akran İlişkileri”, İnsan İlişkileri/İletişim” konularında yoğun çalışmalar yaptığımızı hatırlıyorum.

Düşünüyorum. Yeterince büyük bir salonda cam bölmelerle ayrılmış bir düzenleme ile öğretmen, müdür, müdür yardımcılarının birlikte oturması düşünülemez mi? Burada rehber öğretmenden söz etmedim. Ancak okulun uygun bir yerinde düzenlenecek, dışarıdan gelenler için açık “EYVAN“ (özel oda) ihtiyacı olan herkes tarafından bir zaman çizelgesine bağlı olarak kullanılabilir mi diye düşünüyorum. Ancak okul dışından gelenlerle ve öğrencilerle yapılacak kısa görüşmelerin hiçbirinin öğretmen odasına alınması bence amaç ve biçim bakımından uygun düşmemektedir. Öğrencilerin kısa öğretmen ziyareti ve görüşmeleri için giriş kapısına yakın bir yere yerleştirilecek iki koltuk bu amaca hizmet için yeterlidir.

 

Bu önerim okul mekânlarının daha etkili kullanılması açısından olduğu kadar, okul havasının birlikte teneffüs edilmesi bakımından da etkili olabilir diye düşünüyorum. Doğal olarak okul müdürlerinin “üst düzey ziyaretçilerimizi nerede ağırlayacağız? Okulun temsil edilmesi nasıl olacak? Soruları gelecektir. Haklı olabilirler. Bence konunun müzakere edilmesi okulun değişimi, öğretmenlerin mesleki gelişimleri, sağlık, estetik, ekonomik boyutlarda çözüme giden yollara ulaşabilmek, yönetime yol gösterici olacaktır. Yukarıda sözünü ettiğim Türkiye Merkez Bankası yöneticilerine, astları ile aynı mekânda birlikte oturmalarının sakıncaları sorulduğunda “Benim bir sürü gizli, özel görüşmelerim var.” Demişlerdi. Ben okul yöneticilerinin “çok gizli” ve “özel” durumları olduğunu düşünmek istemiyorum. Kaldı ki öğretmenler odasında öğretmenlerin dolaplarının kitli olduğu gibi yöneticilerin de hem masalarının gözleri, hem “çelik dolapları” kitli olacaktır.

Bilgisayar gerçekten sayıyor. Bu satırın başına kadar tam 999 sözcük yazmışım. Kim okur? Öğretmenler Odası’ndan birileri belki. Benim öğretmenler odasında öğretmen olarak yaşantım çok kısa oldu. İlk atandığım köy okulunda tek öğretmendim, okul müdür vekilliğini ve aday öğretmenliğini tek tek başıma yaşadım. Akçadağ ilköğretmen Okulu’nda, öğretmenler odasından yararlanmam sınırlı kaldı; üç aylık öğretmen iken müdür yardımcısı oldum; kapılı odaya taşındım. Ama okul yöneticiliğinde “öğretmenler odası” benim “suyolum” oldu. Okulu oradan görmek, dinlemek, teneffüs etmek, orada öğretmenlerin iletişim çemberine girerek yönetmek becerisini kazandım. Eğitim yöneticisi olduğumda her okul ziyaretimde, öğretmenler odasını ziyaret etmeden okuldan ayrılmak istemezdim.

En çok ÖĞRETMENLER ODASI’ndaki meslektaşlarıma saygı duyarım; çünkü onlar benim meslekte “öğrenme çevremin” canlı ışıklarıdır.

 

(Bu yazı 3183 kez görüntülendi.) 2014-01-23
 
Sayfaya Yorum Ekle
Adınız  E-posta
Yorumunuz
 
 
   
 
İstanbul - İbrahim Hakan KARATAŞ E-posta: ihkaratas@gmail.com
www.materyal.org.trwww.oncuegitimciler.org.tr www.egitimakademisi.org.tr