Öğretmen ve Eğitim Dergisi     

 
Abonelik
Anketler
Editörden
Film Kulübü
Güncel Yazılar
Haberler
İktibas
İletişim
İyi Örnekler
Karikatür
Profesyonel Gelişme
Röportajlar
Tüm Sayılar
Ünlemler
Web Siteleri
Yazar Öğretmenler
Yazarlar
Yazı Gönder
Yorum Yaz
- EDİTÖRDEN

11. Sayı- Editörden

Öğretmenin de Yenisi (mi) Makbuldür? Öğretmenler Günü’nde bir emektar öğretmenle tanıştım. Devlet okullarında 25 yıl görev yaptıktan sonra
   
- Sosyal Ağlarda Bize Katılın
Öncü Eğitimciler Facebook SayfasıÖncü Eğitimciler Twitter SayfasıGoogle Grupları
 Osman Said DEMİRYILMAZ- Sorun mu? Önce Sorun!
(Bu yazı 1392 kez görüntülendi.)
 

SORUN MU?  ÖNCE SORUN!

Okul veya herhangi bir eğitim örgütü, sorunlarla her zaman iç içe bir yapıya sahiptir. Amaçları gerçekleştirebilmenin yolu da bu sorunların çözülmesine bağlı. Sorunlar çözüldükçe amaçlar gerçekleşir ve mevcut eğitim örgütü planlanan düzeye ulaşır.

Sorunları çözmek süreçtir. Yönetmek, sorun çözme sürecidir. Sorunlar süreklilik gösterdiğinden, bu sorunları çözecek olan yönetimlerin de süreklilik göstermesi gerekir. Eğitim örgütünün sorunları birçok faktörden kaynaklanır; okulun çevresinden, personelinden, yapısından, öğrencisinden, hatta kuruluş şeklinden. Nitekim hiçbir kurum kusursuz değildir. Biz bu yazıda, eğitim yönetiminde bulunanların sorunlarla nasıl başa çıkacaklarını, çözümler için gerekli sorun çözme sürecinin basamaklarını ele alacağız.

Birinci basamak: En uygun strateji’yi belirleyin!

Farklılıklar gösterseler de insanların genelde yargılama sistemleri aynıdır. Birçok süreçte olduğu gibi; yönetim sürecinde de sorunlar bu yargılama sistemi kullanılarak çözülebilir. Önce sorunlar belirlenir, eldekiler (sorun hakkında bildiklerimiz, deneyimlerimiz vb.) gözden geçirilir. Deneyimlerden ve uzmanlardan yararlanabileceklerimizle ilişki içinde, duruma uygun strateji seçilir. Ardından eylem, bulunan yol doğrultusunda sonuca ulaşmak için hayata geçirilir. Yani kısacası; sorunu bul, sorunu tanı, çözüm üret, uygun çözümü seç ve uygula! (bkz. Tablo-1) Bu yol, bilimsel karar verme yöntemin aşamaları ile paralellik gösterir. Gelinen noktada en önemli husus, karar verme mekanizmasıdır. Karar verme sürecinin aşamalarına baktığımızda, sorun çözme aşamaları ile hemen hemen aynı olduğunu görürüz.

KARAR VERME AŞAMALARI

SORUN ÇÖZME AŞAMALARI

  1. Problemin doğru anlaşılması
  2. Probleme ilişkin enformasyon (veri) toplanması
  3. Enformasyonun (verilerin) çözümleme ve yorumu
  4. Sonuçların değerlendirilmesi
  5. En iyi olan sonuca ulaşılması
  6. Uygulama (eylem)
  1. Mevcut sorunun tespiti
  2. Sorunu tanıma ve değerlendirme
  3. Çözüm seçeneklerini üretme
  4. Eylemi kararlaştırma (uygun çözümü seçme)
  5. Eyleme geçme
  6. Ortaya çıkan ürünün (sonucun) değerlendirilmesi

(Bursalıoğlu,1987)

        Tablo-1.       Karar Verme ve Sorun Çözme Aşamalarının karşılaştırılması

     

 

Bu benzerlikler, karar vermenin sorun çözümünde büyük bir öneminin olduğunu gösterir. Eğitim yönetimi üzerinde yoğunlaşmış bazı bilim adamları ve yazarlar, karar vermeyi, sorun çöme sürecinin bir alt basamağı olarak ele alırlar. Bu görüş açısıyla da bakılsa, yine karar vermenin, sorun çözme süreci içerisinde en önemli unsur olduğu açıktır.  (Bkz. Tablo-2.)

Tablo-2.   Sorun Çözme Aşamaları

 

İkinci basamak: Sorunu tanıyın!

Bir diğer basamak da “sorunu tanıma” basamağıdır. Bir örgütsel sorunu tanımak için sorunun boyutuna, sınırına, nedenine ve ivediliğine ilişkin bilgi toplamak gerekir. Karar verme işleminden sonra en can alıcı aşamadır. Sorunu tanıma, sorunun nereye kadar dal budak saldığını (boyutlarını), alt sistemleriyle çevresinin nerelere uzandığını (sınırını), ortaya çıkış sebeplerini (nedenini) ve çözmek için gereken süreyi (ivediliğini) doğru algılayıp, uygun teşhisi koymak için gereklidir.

Üçüncü basamak: Yanılgılara dikkat!

Bu aşama kısaca; elimizdeki verileri işleme ve yeni çözüm yollarının ortaya çıkarılması aşamasıdır. Uygun çözümler, işte bu elekten geçtikten sonra üretilir. Bu aşamanın en büyük engeli ise; yanılgılardır. Kurum (örgüt) yöneticisi sorunu çözerken kolaylıkla yaratıcı çözümlere odaklanabilir ama yanılgılara da kolaylıkla düşebilir. Örneğin; ikilemli, düşsel, duygusal veya kalıplaşmış yaklaşımlar sorunun çözümünden çok, yeni sorunların ortaya çıkmasına yol açar. Toplanan bilgilerin karışması, yetersiz algılama, sorunların yalınlaştırılması, özdenetimden yoksunluk gibi durumlar da dikkate alınması gereken önemli hususlardır. Bu yanılgılardan arınmanın yollarını şu başlıklar altında sıralayabiliriz;

-Dikte düşüncelerden vazgeçip, çözümlere yoğunlaşmak,

-Uzmanlık gerektiren konularda çekinmeden uzmanlardan yardım almak (uzman görüşü),

-Başarılı olmuş yolları keşfetmek, örnekleri izlemek (model),

-Ve gerektiğinde gemileri yakabilmek (özgüven).

Dördüncü basamak: Çatışmaları yönetin!

Bu aşamadan sonra işimiz biraz daha kolaylaşır. Sırada çözüm yollarından en uygun olanın belirlenmesi vardır. Ama bu aşamada da karşımıza küçük engeller çıkacaktır muhtemelen. Yönetim sürecindeki engelli koşumuzda yeni engelimiz ise; seçme denince aklımıza gelen “çatışma” sözcüğü altında gizlidir. Ancak çatışmalar doğru yönetilirse, engel olmak yerine destekleyici bir konuma gelebilir. Bu nedenle çatışmaları azaltmak yerine, doğru yönetmek gerekecektir. Çatışma, iş görenlerin güdülenmelerini ve soruna olan duyarlılıklarını arttırmalarına yardımcı olur. İyi bir yönetici burada belli olur. Çatışmayı doğru yönlendirebildiği sürece çözümler kendiliğinden gelecektir.

 

 

Beşinci basamak: Eyleme geçin!

Sorun çözmenin beşinci basamağı ise; seçilen çözüm için uygulama planı yapıp, sorunu çözmek için eyleme geçmektir. Bir bakıma işi bitirme aşamasıdır. Ancak önceki basamakların getirdiklerini rast gele değil, planlı bir şekilde uygulamak gerekir. Kararın uygulanması ve olumlu ya da olumsuz bir sonucun ortaya çıktığı aşamadır.

Son basamak: Çözümü değerlendirme!

Bu sürecin son aşamasında ise; bir geri bildirim niteliğindeki, çözümü değerlendirme aşamasıdır. Değerlendirme ne denli sağlam, güvenilir ve geçerli dönütler sağlarsa, bu aşama o denli önemine uygun olarak gerçekleştirilmiş olur. Bilgilerin yetersiz olduğu kanaatine varılırsa; başa dönülmeli ve yeniden veriler toplanmalıdır. Sorunun öncelikli olmadığı ortaya çıkmışsa, alt düzeyde değerlendirilmelidir. Eğer sorun çözümü daha da ivedilik gerektiren bir duruma geldiyse, burada risk almak ya da liderin inisiyatifini kullanması gerekebilir.(Bkz. Tablo-3.) Lider olmanın gerektirdiği önemli karakter özelliklerinden birisi de budur. Sorun çözümü için en son yapılması gereken de sonuçların değerlendirilmesi ve çözüme ulaşılana kadar sorun çözme aşamalarının yenilenmesidir. (Bkz.Tablo-2) Değerlendirme sonucunda başarıya ulaşıldığı kanaati hakimse, başka sorunları ele alarak ilerlemek mümkün olur.

Tablo-3. Verilerin sentezlenmesi

Sonuç: Tüm sorunları göğüsleyin!

Sorun çözmenin yan etkilerini, ileride doğuracağı sonuçlarını ölçmek, tahmin edip değerlendirebilmek zordur. Çözüm aşamalarının sonucunda, etkiler dar bir alanda kalabileceği gibi, çok geniş bir alana da yayılabilir. Yönetici burada devreye girip, ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları önceden sezmeli ve önemlerini düşünmelidir. Buna karşın, önceden sezemediği sonuçlar için de sorumluluğu üstlenebilmelidir. Birçok başarılı yönetici, bilerek ya da farkında olmadan deneyimlerine dayanarak sorunları çözerken bu aşamaları yerine getirir. Bu aşamaların uygulanmasında kilit nokta; lider rolünü üstlenecek, yönetici veya yönetici kadrosudur. İyi bir yönetici gerektiğinde sürükleyici bir lider olabilmelidir.

Eğer kalın ve büyük bir masanın arkasında oturan bir yöneticiyseniz, sorunlar ile aranızda hep kalın ve büyük bir mesafe kalacaktır. Şimdi kalkın, engellerin önünde, kapıda karşılayın bütün sorunları!

 

 

 

Kaynakça

BURSALIOĞLU, Z.(1984) “Eğitim Yöneticilerinin Yetişmesindeki Yeni Sorunlar”, A.Ü.Eğt.Fak.Dergisi, cilt:6,s21-35

BURSALIOĞLU, Z.(1991) “Okul Yönetiminde Yeni Yapı ve Davranış”(7.basım), A.Ü.E.B.F.Ankara

ÇERİGENÇ, N.(1989) “Amaçlara Göre Yönetim” , İstanbul.

ERGUN, T. (1978) “Türk Kamu Yönetiminde Önderlik Davranışı”,TODAİ, Ankara.

ETZİONİ, A.(1969) “Modern Örgütler”, ODTÜ, Ankara.

GLASSERN, W. (1999) “Okulda Kaliteli Eğitim” Beyaz Yayınları, İstanbul.

GÜÇLÜKOL, K.(1985) “Eğitim Yönetiminde Karar ve Örnek Olaylar” Kadıoğlu Matb. İstanbul.

KARASAR, N. (1982) “Bilimsel Araştırma Yöntemi” Bahçelievler, Ankara.

KAYA, Y.K.(1986) “Eğitim Yönetimi” Bilim Yayınları, Ankara.

ONARAN, O.(1989) “Çalışma Yaşamında Güdüleme Kurumları” A.Ü.S.B.F. Ankara.

ÖZEL, M. (1995) “Stratejik Yönetim ve Liderlik” (2.baskı) İz Yayıncılık, İstanbul.

SABIR Z. (2003) “Dünyada ve Bizde Eğitim” Yeni Asya Yayınları, İstanbul.

 

 

(Bu yazı 1392 kez görüntülendi.) 2015-02-22
 
Sayfaya Yorum Ekle
Adınız  E-posta
Yorumunuz
 
 
   
 
İstanbul - İbrahim Hakan KARATAŞ E-posta: ihkaratas@gmail.com
www.materyal.org.trwww.oncuegitimciler.org.tr www.egitimakademisi.org.tr