Öğretmen ve Eğitim Dergisi     

 
Abonelik
Anketler
Editörden
Film Kulübü
Güncel Yazılar
Haberler
İktibas
İletişim
İyi Örnekler
Karikatür
Profesyonel Gelişme
Röportajlar
Tüm Sayılar
Ünlemler
Web Siteleri
Yazar Öğretmenler
Yazarlar
Yazı Gönder
Yorum Yaz
- EDİTÖRDEN

11. Sayı- Editörden

Öğretmenin de Yenisi (mi) Makbuldür? Öğretmenler Günü’nde bir emektar öğretmenle tanıştım. Devlet okullarında 25 yıl görev yaptıktan sonra
   
- Sosyal Ağlarda Bize Katılın
Öncü Eğitimciler Facebook SayfasıÖncü Eğitimciler Twitter SayfasıGoogle Grupları
 Duygu YAMAN- Bir şey Yapmalı
(Bu yazı 1129 kez görüntülendi.)
 

 

BİR ŞEY YAPMALI !

 

Aday öğretmenlerinin deyim yerindeyse korkulu rüyası olan staj uygulaması zorlu bir yolculuktur ve bu yolculuktaki rehber öğretmenler çiçeği burnundaki aday öğretmeni rezil de edebilir vezir de.

Neden ve nasıl mı?

Rehber öğretmen eğer gerçekten yol gösterici ve kucaklayıcı bir tutum içerisindeyse her şey yolunda gider ve aday öğretmen hem ihya olur hem de öğretmenliğe sağlam adımlarla yürür. Ancak rehber öğretmen staj uygulamasının –bence gereksiz gerginlik yaratan- prosedürlerinde boğulan gerçeklikten uzak; umursamazlığa, anlayışsızlığa kimi zaman da kibirliliğe yakın bir tavır sergiliyorsa aday öğretmeni zorlu günler bekliyor demektir. Adeta koca bir deryadan su yüzüne güvenle çıkmaya çabalayan aday öğretmen böyle tutumlar sonucunda öğretmenliğe başladığında –tabi başlayabilirse- sudan çıkmış balığa dönecektir kanımca.

Peki ne yapmalı vezirliğe giden yolda yürüyebilmek için? Daha doğrusu bu yolda rehberlerimizin görevleri ne olmalı ve bu görevler nasıl uygulanmalıdır?

Öncelikle herkes –aday öğretmen dahil- bu sürecin tam bir koordine işi olduğunun bilincinde olmalıdır. Ancak bu koordinasyon formalite olmamalıdır ve kağıt üzerinde kalmamalıdır. Bu doğrultuda uygulama koordinatörü, uygulama öğretim elemanı, uygulama öğretmeni ve aday öğretmen çok daha sık ve sağlıklı bir irtibat içerisinde olmalıdır. Bu gerçekçi yaklaşımdan sonraki en önemli nokta rehberliktir.

Adı üzerinde “rehber” olan bu öğretmen gerçekten de yol göstermelidir yürümek isteyen geç adaylara. Daha önce bu yollardan geçen ve tecrübe kazanan rehberlerimiz için bu iş pek de zor olmasa gerek. O zaman deneyimlerini biz aday öğretmenlere aktararak başlayabilirler işe. Devamında ise biraz özverili ve idealist rehberlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Öyle ki herkesin kendine göre oldukça yoğun bir hayatı olmasına karşın staj uygulamasındaki tüm görevliler tarafından aday öğretmene daha çok ve özel vakitler ayrılması gerektiğine inanıyorum. Sanırım, insan yetiştiren bir mesleğin genç girişimcileri için haklı bir istek bu.

Birçok derdin çaresi, bir sürü problemin çözüm önerisi içerisinde son olarak aktarmak istediğim ve belki de biraz iddialı önerim ise şu: Staj uygulamasını yöneten  tüm kademeler de aday öğretmenler  tarafından puanlamaya tabi tutulsun! “mu?”  Bence çok gerçek dışı bir yaklaşım değil bu. Öğretmen adayları sırf bu uygulamalardaki yanlış yönetim ve tavırlar sebebiyle öğretmenlikten soğuyabiliyorken bu durumlara sebebiyet verenlerin değerlendirilmesi ve bu değerlendirmelerin akademik hayatlarına etki etmesini beklemek olmayacak şey değildir.

İşte bu noktada sevgili rehberler önce iğneyi kendilerine sonra çuvaldızı bize batırmalılar. Bizim görevlerimizi layıkıyla yerine getirmemizi bekleyenler ne derece görevlerini yerine getirdiklerini ölçüp tartmalılar. Eğer bunu yapmıyorlarsa ben ve benim gibi birçok aday öğretmenin ölçme-değerlendirmeye gönüllü olacağının garantisini verebilirim.

Hasılı işin özü gerçek anlamda rehberliktir. Bu da tecrübeden ve tecrübeyi paylaşmaktan geçer. Bizlerin beklentisi korkularımızın ve kaygılarımızın giderilmesi yönündedir ki bu süreçte uygulama okulumdaki rehber öğretmenimin bana en çok destek olan kişi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

 

Lakin bu süreç bir an evvel daha gerçekçi ve faydalı –faydacı değil- bir hal almalıdır. Yoksa okul, uygulama öğretim elemanı ve uygulama öğretmeni gibi birçok noktada yaşanan adaletsizliğe, staj okulunun kapısından dahi geçmeyen aday öğretmenlere rağmen benim gibi her görevi ve etkinliği harfiyen uygulayan ve bu konuda vicdanı son derece rahat olan neslinin son örneği aday öğretmenlerimiz bir bir azalacak.

İşte o zaman bu meslek ayağa düşer kanaatindeyim. Peki, ayaklar baş olduğu vakit korkmak gerekmez mi?

 

 

 

 

 

 

(Bu yazı 1129 kez görüntülendi.) 2015-02-22
 
Sayfaya Yorum Ekle
Adınız  E-posta
Yorumunuz
 
 
   
 
İstanbul - İbrahim Hakan KARATAŞ E-posta: ihkaratas@gmail.com
www.materyal.org.trwww.oncuegitimciler.org.tr www.egitimakademisi.org.tr