Öğretmen ve Eğitim Dergisi     

 
Abonelik
Anketler
Editörden
Film Kulübü
Güncel Yazılar
Haberler
İktibas
İletişim
İyi Örnekler
Karikatür
Profesyonel Gelişme
Röportajlar
Tüm Sayılar
Ünlemler
Web Siteleri
Yazar Öğretmenler
Yazarlar
Yazı Gönder
Yorum Yaz
- EDİTÖRDEN

11. Sayı- Editörden

Öğretmenin de Yenisi (mi) Makbuldür? Öğretmenler Günü’nde bir emektar öğretmenle tanıştım. Devlet okullarında 25 yıl görev yaptıktan sonra
   
- Sosyal Ağlarda Bize Katılın
Öncü Eğitimciler Facebook SayfasıÖncü Eğitimciler Twitter SayfasıGoogle Grupları
 Ramazan ÖZER- Öğretmen Ne İster?
(Bu yazı 730 kez görüntülendi.)
 

 

ÖĞRETMEN NE İSTER?

     Motivasyon;bireyin işinin yönünü,gücünü ve öncelik sırasını belirleyen iç veya dış dürtücün etkisi ile işe geçmesi;öğrenme isteği demek.Öğretmenlik ise idealist olanların,bu işe gönül verenlerin daha layıkıyla yapabileceği bir meslek desek,yanlış olmaz.Bir çocuğa okuma yazmayı öğretmenin ne denli gayret,sabır ve yetenek gerektirdiğini az çok düşünüp tahmin edebiliriz.Bu basit örnekten hareketle asıl sorumuza geçelim: Hem öğrencilere ve velilere,hem idareye, diğer yandan vicdanına karşı sorumluluk hisseden bir öğretmeni, karşılaştığı olumsuz durumları aşabilmesi için kimler destek verebilir,ya da vermekte midir?

 

    Günümüzde eğitim sistemimizde birçok problem çözüm beklemektedir.Öğretmen ne kadar istekli ve çalışkan olarak kendini işe verse bile, bu yeterli olmayabilir.Sonuçta Üniversite sınavında sıfır alan öğrenciler,öğretmenler kadar,eğitimi planlayanları da düşündürmelidir.Mutat yapılan öğretmenler kurulu ve benzeri toplantılarda en fazla öğrencilerin başarısızlığı konusu görüşülüp değerlendirilmekte.Fakat sihirli bir formül bulunabilmiş değildir.Çünkü bazı öğrencilerde,(hatta meslek liselerinin çoğunda) bir türlü ders çalışma isteksizliği giderilip bir bu öğrenciler motive edilememektedir.Bunlar hedefi olmayan gemiler gibi, belki velilerinin telkiniyle okula isteksizce gelip gitmektedir.Devamsızlık sürelerini ilk dönemde sınıra kadar doldurmaktadırlar.Okuldaki kurallara uymamaya meyilli olanlar da bu tip öğrencilerdir.

    Düşünün ki öğretmenin ders anlatacağı bir sınıfta, bir ikisi dışında diğerleri dersten başka şeylerle meşgul olmak hevesinde.Zayıf not almaları hiç umurlarında değil.Onlara ne kadar nasihat etseniz,güzel söz söyleseniz,tembelliğin zararlarını anlatsanız etkili olmuyor.Okul idaresi gelen şikayetlerden bunalmış.Öğretmen ne yapacak?Ne denli kolaylık sağlasanız,yol gösterseniz de kimi öğrenciler bildiğinden şaşmıyor.Ders çalışmak işkence gibi görünüyor.Mesel bir sınavı tekrar ediyorsunuz,yine çok düşük not alanlar değişmiyor.Neden dersleri önemseyip devamsızlık yapmaktan vazgeçmesi,kendini ve ailesini düşünerek daha sorumlu davranması gerektiğini anlatıyorsunuz.Hak veriyor,ama bir hedefi olmadığını ifade ediyor.

     Öğretmen de toplumumuzun bir bireyidir.Onu içinde bulunduğu koşullardan ayrı düşünemeyiz.Örneğin,öğrencilerin başarısızlığını tamamen öğretmene yükleme kolaycılığına düşmek,hatalı olur.Öğrencinin ailesi onu motive etmeye çalışmalı,huzurlu bir ortam sağlamalıdır.Arkadaş çevresi kontrol edilmeli ve ikna ederek her konuda doğruya yönlendirilmelidir.Çocukla hiç ilgilenmeyip,çocuğun devamsızlıktan kaldığını öğrenince sinirlenip üst makamlara şikayet eden velilerimiz var.Veli toplantılarına hiç katılmadığı halde,sınıfta kalan oğlunun durumundan öğretmenleri sorumlu tutan ve idarecilerle tartışan veli de gördük.

       

     Eğitimde başarılı sayılan ülkelerin modelleri incelenip bize uyan yönleri uygulanmalıdır.Gerekiyorsa Almanya veya Japonya’daki uygulamalardan yararlanılabilir.Bir kere disiplin kuralları caydırıcı olacak şekilde düzenlenmelidir.Bir örnek olarak,iki kez disipline giden öğrencilerin okulla ilişiği tamamen kesilse,bunu bilen öğrenciler ders araç gereçleri olmadan gelebilir mi?Okuldan atılacağını bilse,kolaylıkla arkadaşlarıyla kavga edebilir mi?Bazı TV kanallarında gösterilen okul dizlerindeki öğrencilerin lakayt tavırları veya saygısızlıklarının gerçek hayatta örnek alınmasının önüne geçilmelidir.Bu konuda RTÜK daha duyarlı olmalı.Biz öğretmenlere düşen en önemli sorumluluk ise;çağımızın eğitim ilkelerini kavramak,yönetmelikler ve mevzuata dair daha çok bilgi edinmek,insanlarla iletişim becerilerimizi geliştirmektir.Bir ülkenin geleceğini en çok öğretmenlerin şekillendirdiğini unutmadan,çalışmak düşüyor bize.

 

(Bu yazı 730 kez görüntülendi.) 2015-05-16
 
Sayfaya Yorum Ekle
Adınız  E-posta
Yorumunuz
 
 
   
 
İstanbul - İbrahim Hakan KARATAŞ E-posta: ihkaratas@gmail.com
www.materyal.org.trwww.oncuegitimciler.org.tr www.egitimakademisi.org.tr